Daum’un Poulsen aşkı!

Poulsen’in Fenerbahçe’ye transferi için kendisiyle en az 100 kez görüşme yaptığını belirten Daum, Danimarka medyasına yaptığı açıklamada, Poulsen’in peşini bırakmadıklarını söyledi.

Geçtiğimiz sezon Poulsen’in Fenerbahçe’ye gelmesi için Juventus’un 10 milyon Euro’luk teklifini de kabul ettiklerini belirten Daum, Poulsen’in eşini ve çocuğunu İstanbul’a götürmemek için teklifi kabul etmediğini öne sürdü. Daum, Poulsen’i Fenerbahçe’ye transfer edebilmek için elinden gelen her imkanı denediğini ve büyük uğraşı verdiğini belirterek “Elime geçen ilk fırsatta Poulsen’i Fenerbahçe’nin renklerine bağlayabilmek için tekrar gayret göstereceğim. Onun peşini bırakmadım. Onun Fenerbahçe’de oynamasını çok istiyorum. Onu transfer edebilmek için en az 100 kez telefon görüşmesi yaptım. Uzun süre peşinde koştum davette bulundum. Neredeyse kendi maçlarımızı bile ihmal ediyordum. Onu transfere razı etmek için çok uğraştım. Ama o eşi ve çocuklarını İstanbul’a getirmek istemediği için teklifleri kabul etmedi. Hatta, en azından bir kez uğraması ve görmesini istedim. Ama o da işe yaramadı. Ben onunla bir defa Fenerbahçe için karşılaştım. O da Schalke’de oynadığı zaman. O görüşme kısa sürdü ama birbirimizi tanıyoruz. Özel olarak biraraya gelmesek te en az 100 kez telefon konuşması yaptık. Geçen yaz Juventus Fenerbahçe’nin 10 milyon Euroluk teklifini kabul etmişti. Ama o İtalya’da kalmayı tercih etti ve ilk 11′de yer almak için mücadele etti. Poulsen yedek kulübesinde kalacak bir oyuncu değil. Onun için yeni bir fırsat daha çıkarsa teklifimi yinelerim. Fenerbahçe’de yabancı oyuncu sayısında kısıtlama var. Poulsen’in oynayacağı yerde Brezilyalı Christian Baroni oynuyor. Onunla kontratımız devam ediyor. Ama fırsat olursa ben Poulsen’i getirmek isterim. Çünkü o benim gözümde takımda lider rolü oynayan bir oyuncu. Onun en iyi özellikleri, takımda her zaman lider ve kazanan olması. Onun karakterini çok beğeniyorum. Onunla her maçı kazanırız, kazanamayacağımız maç olmaz” dedi.

Jo’nun Barcelona gezisi

Yöneticilere dert yanan Sambacı’nın, “Tek amacım vardı, düzenli olarak forma giyip, Galatasaray’a katkıda bulunmak. Bununla beraber Güney Afrika’daki Dünya Kupası’nda ülkemin formasını giymeyi hayal ediyorum. Olayların bu noktaya geleceği aklımın ucundan bile geçmedi. Artık özel hayatıma çok dikkat edeceğim” dediği belirlendi. Bu arada Jo’nun yönetimden izin alarak dün sabah saatlerinde Barcelona’ya gittiği öğrenildi. Sambacı bu sabah saatlerinde İstanbul’da olacak. Jo’nun özel işlerini gerekçe göstererek İspanya’ya gittiği belirlendi.

Giovani kalıyor

Cim Bom’da yeni sezonun transfer çalışmalarına hız verildi. İlk etapta takım içindeki futbolcuların durumunu değerlendiren Sarı-Kırmızılı idareciler, aralarında yaptıkları toplantı ve teknik heyetle gerçekleşen görüşme sonrası Giovani Dos Santos’un bonservisinin alınmasına karar verdi. GSYİAD’ın gecesinde yaptığı açıklamada, “Rijkaard’la yola devam” mesajı gönderen Başkan Adnan Polat’ın sözlerine paralel olarak, Hollandalı hoca da Diyarbakırspor galibiyetinin ardından, “Yeni sezonda yüzde 100 Galatasaray’dayım” ifadesini kullanmıştı. Bu doğrultuda Rijkaard’ın takımda kalmasını istediği Giovani’nin kulübü Tottenham Hotspur ile görüşmelere önümüzdeki haftadan itibaren başlanacak. Meksikalı genç yeteneğin de, “Frank Rijkaard varsa, ben de varım” diyerek imzaya yeşil ışık yaktığı belirlendi.

Kewell bu kez yolcu
Galatasaray Yönetimi, işi Dünya Kupası başlamadan bitirmeyi planlıyor. Bu transferin 4 milyon Euro’ya gerçekleşebileceği ifade edildi. Yıllık ücretinde indirime gitmeyi kabul etmeyen Harry Kewell ile sezon sonunda yolların ayrılacağı da gelen haberler arasında.

“Kaybetmeyi düşünmüyorum”

ı açıkladı.

Gökhan Gönül’ün ise perşembe veya cuma günü antrenmana çıkmasını beklediklerini ve buna göre karar vereceklerini kaydeden Alman çalıştırıcı, “Bilica oynayacak. Gökhan’ın ise antrenman yapmasını bekliyoruz, ona göre karar vereceğiz, ama sadece Beşiktaş maçında oynayacak diye de risk almam” dedi.

“TÜRKİYE, 2016’YI FAZLASIYLA HAKEDİYOR”
Christoph Daum, Türkiye’nin, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı düzenlemeyi fazlasıyla hak ettiğini ifade etti.

UEFA Heyeti’nin ziyaretlerinde yer alan Fenerbahçe Teknik Direktörü, kendisiyle röportaj yapan dış basına, Türkiye ile ilgili yanlış bilinen şeyleri aktardığını, özellikle güvenlik konusunda endişe edilmemesi gerektiğini vurguladığını bildirdi.

Daum, güvenliğin nasıl sağlanacağı konusunda, “Bu konuda Güney Afrika’ya güveniyorsanız, Türkiye’ye yüz katı daha fazla güvenmeniz lazım. Ben bir sorun görmüyorum” ifadeleri kullandığını anlatarak, “Bu nedenle, ülke olarak bu konuda iyi bir program hazırlamamız gerekiyor. Sonuçta, yetkili komisyonlar karar verecek. Bizim burada yaptığımız lobicilik” dedi.

Daum’un, heyetin ziyaretiyle ilgili açıklamaları özetle şöyle: “Türkiye ile ilgili hala yanlış bilinen şeyler var. Ben Türkiye’ye kendi özgür irademle geldiğim için, bu yanlış resmin doğrusunu anlatmak adına önemli bir ismim. Gerçeği göremeyenlere, doğru bir şekilde anlatmak gerekiyor. Türkiye, Avrupa’nın bir parçasıdır. Türkiye’nin sadece ’Her şey dahil’ bir ülke olmadığını göstermemiz gerekiyor. Turistler hava alanlarına gelip, otele gidip geri dönüyorlar. Bunun böyle olmadığını göstermemiz lazım. Türkiye’nin, dünyanın en genç nüfusuna sahip ülkelerden birisi olduğunu söyleyince çok şaşırıyorlar. Genç, büyüyen, gelişen bir ülke. O yüzden, bu ülke 2016’yı fazlasıyla hakediyor. Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin de katılmasını istiyoruz. 2016’nın artık Türkiye’de düzenlenmesi gerektiğini söylüyorum.”

“27 YIL SONRA DÖNÜM NOKTASINA YAKLAŞTIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ”
Christoph Daum, Ziraat Türkiye Kupası’nda finale çıkmalarını “27 yıl sonra dönüm noktasına yeniden yaklaştığımız için mutluyuz” şeklindeki ifadelerle değerlendirdi.

“Öyle bir nokta gelecek, Fenerbahçe kupayı kazanacak. Neden bu yıl olmasın” diyen Alman teknik adam, şöyle devam etti: “Kariyerimde 20 kez Bayern Münih ile oynadım. Sadece 2 kez berabere kaldım, 18’inde kaybettim. Köln çok şanslı olmayan bir takım. Denizlispor’un Fenerbahçe ile karşılaşması gibi. Köln ile son gittiğimizde, kimse bir şey beklemiyordu bizden. Maçtan önce, ’Bir gün kazanacağız’ diyordum. İki takımın dengesine baktığınızda, ’Takımla Münih’e gideyim, ama kayak yapsam daha iyi olurdu’ diye düşünebilirdim. Çevrede güzel dağlar var, ama kazandık. En zayıf takımla, 20 yıl sonra o gün kazandık. Bir dönüm noktası oluyor. Hiçbir şey sonsuza kadar devam etmez. Dönüm noktası da bu maç olacak. 27 yıl sonra bu dönüm noktasına yeniden yaklaştığımız için mutluyuz.”

Daum, Türkiye’de gazetecilerin, takımları, değerleri üzerinden değerlendirdiğini hatırlatarak, “Eğer bu kadar basit olsaydı, değerli olan takım oynamadan kazanırdı. Futbola en çok yatırım yapan takımlardan Chelsea, ilk yılında başarısız oldu. Yavaş yavaş bir yerlere geldi” dedi.

“TAM ŞAMPİYON OLACAĞIZ DEDİĞİNİZ ANDA KAYBETME KORKUSU BAŞLAR”
Bursaspor ile ilgili bir soru üzerine, şampiyonluk psikolojisine değinen Daum, şöyle konuştu: “Öncelikle kabul etmeliyiz ki Bursaspor harika, fantastik bir performans ortaya koydu. Şampiyonluğa doğru gittiği zaman, takımın üzerinde büyük baskı olur. Sezon içinde kolaydır, liderliği devam ettirirken ’En iyi takımız, her maçı kazanırız’ dersiniz, ancak öyle bir duruma gelirsiniz ki sonunda tam ’Şampiyon olacağız galiba’ dediğiniz anda onu kaybetme korkusu da başlar. Gerçek baskı işte orada başlar. Kaybetmek istemezsiniz. Liderliği ve şampiyon olma şansını kaybetmek istemezsiniz. Bu duruma alışmanız lazım. Çok iyi idare etmeniz lazım bu durumu. Tüm bunlara rağmen Bursaspor hala çok iyi durumda. Bundan sonraki sonuçlara hep beraber bakacağız. Gençlerbirliği maçında iyi oynadılar, fakat kazanamadılar. Sıkıntılı bir durumdur bu. Kafanda bir şeyler dönmeye başlar, kendi kendini sorgularsın. Şampiyonluk için kafanın rahat olması lazım. Hem çok isteyen motive bir durum olmalı, bir yandan da rahat bir durum olmalı.”

“ATEŞE BİRKAÇ KEZ DOKUNDUKTAN SONRA DERİNİZ BİRAZ DAHA KALINLAŞIYOR”
Köln’ü çalıştırırken yaşadığı stres ile Fenerbahçe’yi çalıştırdığı dönemde yaşadığı stresin farkı sorulan Daum, görüşlerini şöyle açıkladı: “Köln’ü ikinci ligden birinci lige çıkarırken inanılmaz baskı vardı. Belki de ikinci ligden birinci lige çıkmak, o şartlar altında birçok birinci lig şampiyonluğundan bile daha zordur, ama ben, daha önce Türkiye’de çalıştığım için bu duruma alışıktım. Tüm oyuncularım, herkes ’çok stresli’ diyordu, ama ben kendimi çok iyi hissediyordum. Ateşe birkaç kez dokunduktan sonra deriniz biraz daha kalınlaşıyor.”

Kristen Stewart ile Robert Pattison Evleniyor!

Robert Pattinson rol arkadaşı Kristen Stewart ile evleniyor!

‘Alacakaranlık’ serisinde bir vampiri canlandıran Robert Pattinson (23) ile filmde başrolü paylaştığı Kristen Stewart (20) bir süredir ilişki yaşıyordu.

Kristen Stewart geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda genç kızların hayranlık duyduğu sevgilisinin kendisine evlenme teklif ettiğini açıkladı. Ünlü oyuncu “Önce Robert şaka yapıyor zannettim. Ciddi olduğunu anlayınca da mutluluktan havalara uçtum” dedi.

Hakan Altun – Tercihimdir 2010 Albümü Şarkı Sözleri

Hakan Altun – Tercihimdir

01. Hakan Altun – Başka Ten Uymuyor
02. Hakan Altun – İz Bırakan
03. Hakan Altun – Gel Helalim
04. Hakan Altun – Tercihimdir
05. Hakan Altun – Gururumla Oynama
06. Hakan Altun – Zaten Aşk Bitti
07. Hakan Altun – Hangimiz Suçluyuz
08. Hakan Altun – Damga
09. Hakan Altun – Ah Bu Sevda
10. Hakan Altun – Paydos
11. Hakan Altun – Pamuk Tenlim
12. Hakan Altun – Gör Gör

Hakan Altun – İz Bırakan

Hakan Altun – İz Bırakan

Çok ugraştım hem de çok
Ne savaşlar verdim bir zamanlar
Gittiğinde yaralanmıştım zaten
Şimdi anılar kurşunlar

Tükendi ama dönmedim aşkımdan
Geriye dönüpte baktığım zamana
Tek sensin hayatımda iz bırakan

Sensiz ellerim hissetmez
Bedenim istemez
Başka bir teni
Sensiz şu deli gönlümün
Vazgeçilmez tek sahibi

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.